Tek Kullanımlık Kolonlar

Tek kullanımlık kolonlar genel prensip olarak hastalığa sebep olan patojenlerin spesifik olarak uzaklaştırılmasını sağlarlar. Adsorpsiyon işlemi sayesinde sadece hastalığa neden olan patojenler atıldığı için, dışarıdan hiç bir şekilde replasman sıvıları verilmesine gerek kalmaz. Bu sebeple işlem %100 otolog olarak gerçekleştirilmiş olur. Böylece hasta için faydalı moleküller atılmamış olur. Tek kullanımlık kolonlar rejeneratif değildir, görevlerini tamamladıktan sonra tekrar kullanılmazlar. Aşağıdan tek kullanımlık kolonlara ve özelliklerine ulaşabilirsiniz.

OTOİMMÜN HASTALIKLARIN TEDAVİSİ İÇİN IMMUSORBA PH-350

Immusorba TM PH-350 fenilalanin immobilize polivinilalkol jelden oluşan bir immünadsorpsiyon (IA) kolonudur. Immusorba TM PH-350 anti-DNA reseptör antikorlarını ya da immünkompleksleri içeren antikorları fenilalanin ile hidrofobik  ve iyonik etkileşimlere girerek ayrılmış plazmadan selektif olarak adsorbe eder ve uzaklaştırır. Otoimmün hastalıkların (özellikle Multiple Skleroz, Guillain-Barré sendromu, Romatoid artrid ve Sistemik lupus eritematozus) tedavisinde etkindir.

IMMUSORBA PH-350 BROŞÜRÜ



Özellikleri:

  • Selektif adsorpsiyonla hastanın plazmasından patojen maddeleri uzaklaştırır.
  • Plazma replasmanına ihtiyaç duyulmadığından hepatit, AIDS vb. enfeksiyon riskini minimuma indirir.
  • Protein alerjisi olan hastalara uygulanabilir.

 

İMMÜN KAYNAKLI NÖROLOJİK HASTALIKLARIN TEDAVİSİ İÇİN IMMUSORBA TR-350

Immusorba TM  TR-350 triptofan immobilize polivinilalkol jelden oluşan bir immünadsorpsiyon (IA) kolonudur. Immusorba TM  TR-350 anti-asetilkolin içeren reseptör antikorlarını ya da immünkompleksleri spesifik olarak ayrılmış plazmadan triptofan ile girdiği hidrofobik ve iyonik etkileşimlerle adsorbe eder. Otoimmün hastalıkların (özellikle Myasthenia gravis ve Guillain-Barré sendromu) tedavisinde etkilidir.

IMMUSORBA TR-350 BROŞÜRÜ

 

 

 

Özellikleri:

  • Selektif adsorpsiyonla hastanın plazmasından patojenik maddeleri (anti-asetilkolin reseptör antikorları ve immün kompleksleri) uzaklaştırarak terapötik aferez.
  • Plazma replasmanına ihtiyaç duyulmadığından hepatit, AIS vb. enfeksiyon riskini minimuma indirir.
  • Protein alerjisi olan hastalara uygulanabilir.

 

BİLİRUBİN VE SAFRA ASİDİNİN PLAZMADAN SELEKTİF ADSORPSİYONU İÇİN PLASORBA BR-350

Bilirubin adsorpsiyonunda; plazma separatörü ile ayrılan plazma adsorpsiyon kolonu olan Plasorba BR-350′ den geçer, bilirubin ve safra asidi gibi patojenik maddeler ve ligandlar aralarındaki afinite ile adsorbe edilir. Böylece uzaklaştırılmak istenen patojen spesifik olarak uzaklaştırılmış olur. Özellikle Fulminant hepatit, Postoperatif hepatik yetmezlik, Primer biliyer sirozu, Hiperbilirubinemi‘ de etkindir.

PLASORBA BR-350 BROŞÜRÜ


Özellikleri:

  • Stiren divinilbenzen kopolimerden yapılmış adsorban plazmadan safra asidi ve bilirubinin selektif adsorpsiyonunu sağlar.
  • Plazma replasmanına ihtiyaç duyulmadığından hepatiti AIDS vb enfeksiyon riskini minimuma indirir.
  • Protein alerjisi olan hastalara uygulanabilir.



İNFLAMATUVAR BARSAK HASTALIĞI TEDAVİSİ İÇİN LÖKOSİTAFEREZ KOLONU CELLSORBA FX

Cellsorba FX, hidrofilik polipropilenden yapılmış dokumasız kumaş membranı sayesinde, inflamasyona neden olan lökositleri (lenfosit, granülosit, monosit) filtrasyon ve adhezyonla seçici olarak uzaklaştırır. Tam kan ile çalışan bu sistem (direkt hemoperfüzyon), İnflamatuvar Barsak Hastalığı (Ülseratif Kolit=UC ve Crohn Hastalığı=CD)’ nın tedavisi için üretilmiştir.

 CELLSORBA FX BROŞÜRÜ

 

Özellikleri:

  • LCAP (Lökosit Aferezi), Cellsorba lökosit uzaklaştırıcı filtreyi kullanarak inflamasyona neden olan lökositleri (lenfosit, granülosit, monosit) filtrasyon ve adhezyonla seçici olarak uzaklaştırır. Bu yöntem, hastaların inflamatuvar durumları ile ilgili klinik durumlarını etkilemek için kullanılabilir.
  • Her seans yaklaşık 1 saat süren, basit, ekstrakorporeal bir işlemdir. Standart tedavi protokolü 5 hafta boyunca haftada 2 seans olacak şekildedir.
  • Birkaç seri LCAP tedavisinin ardından aktif Ülseratif Kolit (UC) hastalarında yaklaşık %70 remisyon sağlanmıştır. (Japon ve Alman çalışmaları)
  • Konvansiyonel ilaç tedavileriyle karşılaştırıldığında belirgin şekilde daha az yan etki görülür. LCAP tedavisinde rapor edilen yan etkiler geçicidir ve tedavinin ekstrakorporeal doğasıyla ilişkilidir.